Başlık size enteresan gelebilir ve birçoğunuz eminim ne alakası var diyeceksiniz bir siyasetçi ile bir teknik direktörün ne gibi bir bağlantısı olabilir diye. Okudukça bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan güzel ülkemin 90 yıllık mirasını çatır çatır yedi. Özelleştirdi sattı, direk sattı, yandaşlarına peşkeş çekti. Ormanlar, tershaneler, limanlar, nehirler, barajlar, köprüler, kamu arazileri vs. toplamı 50 milyar doları geçiyor. Hepsi devletindi bugün başkalarının çoğu da yabancıların. Ülke kazanımları gitti. Halkımın Atatürk sevgisini yok etmeye çalıştı önce kamu binalarından Atatürk resimlerini çıkarttırdı sonra paralardan Atatürk resimlerini silmeye çalıştı. Ülkemde Atatürk'ü sevmek yadırganır oldu. Milli bayramlara şahsen katılmadı, okullarda kutlamaları kaldırdı, sokaklarda elinde Türk Bayrakları ile milli bayramlarını kutlamak isteyen halkına karşı polis gücünü kullanarak kutlattırmadı. Milli değerlerimiz gitti. Gemimize uluslararası sularda operasyon yaptılar, uçağımızı düşürdüler, başbakana randevu vermediler. Dünyaya karşı olan karizmamız gitti. Siz oldu biz olduk, benim %50'im oldu, onlar oldu bunlar oldu. Ülkeyi kutuplaşmaya sürükledi. Birlik beraberlik gitti.
Fatih Terim Galatasaray'a 3. kez teknik direktör olarak geldi. Harap bir takımı aldı yeni ve doğru transferlerle kadro güçlendi. Uluslararası anlamda takımlarla hazırlık maçları oynandı kamplar yapıldı Galatasaray'a tekrar ne kadar büyük bir takım olduğu düşüncesi tekrar aşılandı. Mustafa Sarp, Barış, Cana'lardan Musleralı Ebueli takım kuruldu. Hücum futbolu oynanmaya başlandı. İlerde baskı tempolu oyun ve pas oyununa geçildi. Hızlı hızlı anlatınca çok kolay bir şeymiş gibi geliyor ama inanılmaz köklü değişiklikler bunlar. Sonuç olarak şampiyonluk geldi. Şampiyon kadronun üzerine yeni transferler yapıldı kadro daha da güçlendi. Zaman geçtikçe takım sisteme daha da adapte oldu ve futbolumuz gelişmeye devam etti. Bu sayede Şampiyonlar liginde çeyrek final oynadık sezon sonu 2. şampiyonluk da geldi. Takım için gerekli olan şey ise kadro derinliğiydi ve bunun için genç oyuncular lazımdı. Bu doğrultuda Bruma transferi geldi. Türklerde gelecekti fakat yaz döneminde astronomik fiyatlar istenince bu transferler ertelendi. Daha önce yazdığım için Fatih Terim'in gönderilmesini geçiyorum bir şekilde gönderdiler ve Mancini geldi. 6.5 milyon euroya sözleşme imzaladı. Paralar gitti. 2 sezondur oynanan hücum futbolu gitti. Tipik bir İtalyan futbolu geldi. Önde baskı, alan daraltma ve akıcı futbol gitti. Geride bekleyen oyunu kabullenen atabilirse de gol atmaya çalışan bir Galatasaray geldi,. 2 senedir zar zor oturttuğumuz oyun düzenimiz gitti, ligin ortasında 3-5-2 oynanmaya çalışılıyor düzen gitti. Birbirine alışkın oyuncular vardı birbirini ezbere bilen şimdi her hafta değişik bir kadro çıkıyor koordinasyon gitti. Her zaman içerde dışarda Madrid Karabük fark etmez kazanmaya çıkan bir Galatasaray vardı. Şimdi deplasmanda 1 puan iyidir Chealsea zaten bizden iyi bir takım konuşmaları geldi kazanma ruhu gitti. Rakibinden 2 kata yakın pas yapan, her zaman topun Galatasaray'da olduğu pas oyunu gitti henüz adını koyamadığım bir oyun şekli geldi.
Aynı güzel ülkemin insanları gibi devasa şeyler yapabilecek bir ülke potansiyeli, imkanları ve kaynakları varken minumum düzeyde ilerleyen bir Türkiye'den memnunluk. Galatasaray'da da benzer düşünce tarzı var. Takım puan kaybede kaybede ancak 2. sıradayız haala bunla yetinenler var. Türkiye nasıl Tayyip Erdoğan ile karanlığa sürükleniyor ise Galatasaray'da karanlığa doğru ilerliyor. Senelerin kazanımları gitti, güzel oyun gitti, pas oyunu gitti, hırs gitti saymakla bitmez yazık. Üzülüyorum. Bir takıma bu kadar zarar nasıl verilebilir cevabı Mancini. Sabri sağ beki 30 yaşına kadar zor oynarken adamı sol kanat oynattı. Bitikleri oynayan Ceyhun takımın vazgeçilmezi oldu. 27 yaşına kadar kanat oynamayı beceremeyip santrafora geçip kral olan Burak gene kanada çekildi. Dünya futbolunda biten 3-5-2 sistemi bizde tekrar deneniyor çünkü hocamız dünya akıllısı bir adam. Drogba ayakta duramıyor, Selçuk eski performansından çok uzak, Ebue bitmiş okeye dönüyor bizde bekliyoruz ki Galatasaray daha da ileriye gidecek.. Mancini tarzı hocalar elit hocalardır. Verirsin bunlara dünyanın en iyi takımlarını 200 milyon euro da transfer bütçesi verirsin bunlar hocalık yapar olay budur bizde yemez kardeşim ye-mez.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder